‘TRAFİKTE BİLİNÇLİ DAVRANMAK VE EMPATİ ÇOK ÖNEMLİ’
19 Aralık 2019 Salı 03:02

Radyo Trafik Ankara gönüllü muhabir kuşağında bu hafta sevilen müzik grubu Karnaval’ın üyeleri Serkan Okumuş ve Barbaros Evin konuğumuz oldu. Serkan Okumuş ve Barbaros Evin ile trafikte yaşadığı deneyimler, aksaklıklar ve çözüm yolları üzerine konuştuk.

 

Sizleri tanıyabilir miyiz?

  • Ben Barbaros Evin, grubun gitaristiyim.
  • Ben Serkan Okumuş, grubun solistiyim. 2005 yılından beri Barbaros'la beraberiz, aslında beş kişiyiz ama buraya beş kişiyi doldurmak yerine iki kişi gelmeyi tercih ettik.

 

İşiniz gereği sık sık seyahat ediyorsunuz, trafikle iç içesiniz. Dolayısıyla ikinize de soru yöneltmek istiyorum; trafikte yaşadığınız en büyük sıkıntı nedir?

            Barbaros: Trafikteki en büyük sıkıntı bana kalırsa insanların bencil oluşu ve başka insanların varlığına önem vermemeleri.

            Serkan: Az önce ışıklardan geçerken, yaya geçidinin üzerinde bir araç duruyordu. Sonra geri geri geldi ve yayaları da engelledi. Sürekli böyle şeyler oluyor ama Ankara trafiği diğer yerlere göre biraz daha hafif diyebiliriz. İstanbul'da yaşamamızın en büyük sebeplerinden biri de bu. İstanbul trafiğiyle kıyaslamayalım ama köprümüz olmasa da o trafiğe yaklaşıyoruz.

 

Son zamanlarda Ankara trafiği de İstanbul trafiğine benziyor deniyor. Sizce nedeni nedir?

            Barbaros: 3 kişilik evde 4 tane araba olunca sıkıntı olması muhakkak.

            Serkan: Konutkent taraflarında metro dışında başka bir ulaşım yöntemi yok örneğin. İnsanlar da araçlarını kullanıyor. Metro da zaten akşam 22'ye kadar var. 20'den sonra insanlar  yığılıyor. Tunalı Hilmi, Kennedy Caddeleri de tıkanan yerlerden.

 

Ankara'da saat 22'den sonra hayat bitiyor diye bir tabir var. Sizce ne kadar doğru?

            Serkan: Kime göre, neye göre.

            Barbaros: Hayat insana göre değişiyor. Çoğu özel firmaların mesai bitişleri de akşam 7-8‘i buluyor. Hayat aslında o saatten sonra başlıyor. Sosyal hayat eğer varsa o saatlerde başlıyor. Şehir planlaması sadece belirli kitlelere göre yapılıyor, Ankara'da bu durum İstanbul'daki gibi değil. İnsanların sosyal hayatlarına önem verilmiyor.

 

Toplu taşıma sorununu çözersek trafiği de biraz çözebilir miyiz?

            Serkan: Tabi ki. Ankara trafiği kavga dövüş halindeyse bunun sebebi budur. İstanbul'da yoğun trafikte metrobüs kullanıyorsunuz ama 10 dakikada varabilme imkanınız var.

            Barbaros: 10 dakika sürüyor. Bazen mecbur başka radyolara gittiğimizde, arabayla 45 dakikalık mesafeyi rahatlıkla gidiyorsunuz ama Ankara'da örneğin Tunalı Hilmi Caddesi'nden Armada'ya akşam trafiğinde o kadar zamanda gitmek mümkün olmuyor. Barbaros'un dediği gibi  bencillik Ankara'da daha fazla, öyle görüyorum. Ankara araba konusunda da tecrübesizlerle dolu, o da biraz dezavantaj. İstanbul'da şoförlük biraz daha üst seviyede.

 

Şöyle bir istatistik var; diğer şehirlere oranla Ankara'da daha çok kaza var. Sizce neden ?

            Serkan: Hava şartları da etkili. Gecesiyle gündüzü çok başka bir şehir Ankara. Yollarda çok dikkat etmek lazım, araçların bakımlarının yapılması lazım, lastiklerin bakımı önemli. Biraz bakım meselesi de sıkıntılı. Örneğin Eskişehir Yolu'nda birçok kez arızalı araç gördüm. Yağmur yağsa en az on tane kaza görebilirim.

            Barbaros: Kazaların çoğu da kavşaklarda oluyor, sarı ışıkta da geçiyorlar. Bunları konuşmak üzücü, etkilenecek dinleyiciler de var elbet ama kültürümüzün konuşulmaması gereken tarafları bunlar. Nasıl bir ülke olduğumuzu da trafikten anlayabiliyoruz. Böyle bir ülkede ne yazık ki sigara izmaritlerini arabanın camından dışarı atıyoruz, küllüklerimiz temiz dursun yollar kirlenir diyoruz.

 

Az önce söylediğiniz gibi yolları kirletmeyi çok seviyoruz. Çöplerini dışarı atan sürücü fazla, tartışmaya kalkan çok fazla. Cezaları nasıl buluyorsunuz?

            Serkan: Benim bildiğim kadarıyla çevreyi kirletme cezası var. Araba içinden ya da dışından fark etmez ama cezası olduğunu biliyorum, belki de yanlıştır ama var diye biliyorum. Uygulamak önemli.

            Barbaros: Ben şuna eminim; plajda yattığı şezlongun yanında kuma izmaritini gömen adamla, aracından dışarı atan aynı. Bu anlamda evet trafikte cezası olabilir ama bunun çözülmesi lazım. Eğitim mi olacak, nasıl olacak bilmiyorum ama çözülmesi gerek. Kendi ailemde mesela babam beni engellerdi, yaptığımda da uzun uzun yanlışlığını anlatırdı. Nasılsa belediye temizler mantığıyla yaklaşıldığı için böyle oluyor.

            Serkan: Vicdan, bilinç ve empati gerekiyor. Kırmızıda bile geçerken ya da birini sollarken dahi empati yapmak gerekiyor ki hızlıca gelişebilecek bir şey bu. Örneğin Eskişehir Yolu'ndan Atatürk Bulvarı'na çıktığınız yerde yaya geçidi var ama orada kimse durmadığı için, ışıklar da olmadığı için yayalar geçemiyor. Özellikle engelli vatandaşlar geçerken de bunları göz ardı etmemek lazım. Ama empati, bilinç, vicdan gerekiyor. İnşallah herkese serpiştiriyoruz bunları.

 

Trafik gerginliği diye bir husus da var. Arabaya biniyoruz, çok pozitif bir ruh haliyle binsek bile negatife dönüyoruz. Sebebi ne olabilir?

            Serkan: Sebebi de bu işte. Çünkü insanların gerçekten bencilce davranması; yaya olsun, şoför olsun herkes insan. Her şey sinirlendirebiliyor, karşıdakinin sorumsuz, vicdansız, bencil davranışları sizi de kızdırıyor. Her zaman biz de karşılaşıyoruz.

            Barbaros: Arabada müzik dinlemeyi seviyoruz. Biraz da yüksek sesle dinliyoruz. Korna sesleri gibi şeyleri duyabilecek şekilde dinliyoruz. Ama bununla baş etmek gerçekten zor. Mesela bir yere park etmeye çalışsanız arkada hemen kornaya basan sürücüler var. O da sizi gerçekten sinirlendiren bir şey.

 

Günde o kadar çok korna sesine maruz kalıyoruz ki psikolojide olumsuz etki yaratıyor. Bu duruma ne diyeceksiniz?

            Barbaros: Avrupa'nın hiçbir yerinde korna sesi yok mesela.

            Serkan: Mecbur kalıyorsunuz. Biraz önce anlattığım gibi araç yaya geçidinde duruyorsa siz ona bu durumu belli etmelisiniz. Alışkanlık lazım, kurallara uymak lazım.

            Barbaros: Bizde mesela korna mors alfabesi gibi, iletişim yöntemi. Kornayla ne ifade etmeye çalışıyor, anlıyoruz artık. Toplumun her kesiminde trafiğe dair her insan bir şeyler söyleyecektir. Bebek arabasını kullanan anne de okul taşıtıyla giden öğrenci de bi şeyler söyler, bizde kural yok.

Amerika'da okul taşıtı durduğu an beş şeritli yol dahi olsa solundan geçmek yasaktır. İnsanlar da gerçekten durur. Benim çocuğum da orada olabilir diye düşünüyor, empati kuruyor. Çocuğunu okuldan almaya giden bir insan, servise korna çalıp yanından gidebiliyor. Çünkü ilkel yaşıyoruz, empati sıfır. Dört duvar arasında beslenmeyi ve tv izlemeyi biliyoruz sadece. Belki bu topluma ağır gelecek ama durum bu. Benim de kurallara uymadığım, sinirlendiğim durumlar oluyor. Biz gerçekten %70 törpülenmemiş bir kesimiz. Çok da acı. Hele sarı bantlar var engelli vatandaş değil normal vatandaş bile gidemiyor. En azından bizim tutunma imkanımız var ama görme engeli olan ya da ayağında rahatsızlığı olan birisi nasıl kullansın.

            Serkan: Yaşayanları dinlemek lazım, yapmış olmak için değil nedenini ve sonucunu düşünerek yapmak lazım. İnsanlar artık sosyal medyada kendi sıkıntılarını anlatıyorlar, gösterebiliyorlar. Engellilerin olacağı yere araç park edebiliyorlar. Evine giremeyen birisi vardı videosu da izlendi ve çok acı bir durum. Halk içindeki her yerde olan bir durum.

            Barbaros: Park yeri sorunu ayrı, yürüyememe sorunu da ayrı. Çankaya'da kaldırımlarda yürüyemiyorsunuz, her tarafta park var.

            Serkan: Toplu taşıt kullanmak da gerekiyor. Araç da kullanıyorum ama araçla çıktığımda daha stresli oluyorum. Olabildiğince toplu taşıt kullanaya çalışıyorum. Çok daha keyifli oluyor ayrıca.

 

Radyo Trafik dinleyenlerine ve gönüllü muhabirlere bir mesajınız var mı?      

            Serkan: Herkese Allah kolaylık versin, biraz daha bilinçli ve empati dolu davranmaya gayret gösterelim.

            Barbaros: Radyo Trafik'i dinleyen insanlar bilinçli insanlardır ki trafiği de takip etmek ve bilgi almak için dinliyorlar. Zaten onlar bilinçlilerdir. Sıkıntı; bilinçli olmayan insanları uyarmak. Her dinleyici bir iki kişiye bunları anlatmaya çalışsa belki bir nebze faydası olur.

 

Karnaval ekibi bizimleydi, çok teşekkür ederiz...

 

 

@radyotrafik06