KORONAVİRUS – GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK İÇİN SAĞLIKLI BESLENME
1 Nisan 2020 Pazar 01:10

Dünyada ve ülkemizde Kovid – 19 salgını devam ediyor. Yeni tip koronavirüse karşı koymak için elimizdeki en iyi silah hala sosyal izolasyon… Ancak savaşılan bu virüs oldukça bulaşıcı ve bir şekilde enfekte olmak da her ihtimalde olduğu gibi bu durumda da mümkün.

Enfekte olma durumunda ise güçlü bir bağışıklık oldukça önemli. Elbette ki hastalığın seyrinde çeşitli faktörler rol oynuyor ama iyi bir bağışıklık sistemi hastalığı daha az hasarla atlatmanıza yardımcı olabilir.

Kuvvetli bir bağışıklık için beslenme alışkanlığımız önemli bir etken. Bu kapsamda iyi bir bağışıklık için nasıl beslenmemiz gerektiği sorusu oluşuyor. Bu soruya yanıt bulabilmek için bizde Beslenme Danışmanı Dr. Tuba Günebak ile görüştük.

ANTİOKSİDAN BESİNLERİN ÖNEMİ

Dr. Günebak güçlü bir bağışıklık için öncelikle stresten uzak durmak gerektiğini söylüyor. Stresten korunmak için de antioksidan besinlerin tüketiminin önemli olduğuna dikkati çekiyor. Dr. Günebak antioksidan özelliği olan besinleri ise şöyle açıklıyor:

“Çinkodan, C vitamininden, E vitamininden ya da A vitamininden zengin bazı besinler ön plana çıkıyor. Besin olarak örnek vermemi isterseniz mesela koyu yeşil yapraklı sebzeler…”

“AKDENİZ DİYETİNE DÖNÜK BİR BESLENME İÇERİSİNDE OLMALIYIZ”

Fındık ve badem gibi atıştırmalıkları da kavurmadan çiğ tüketmek gerektiğini anlatan Dr. Günebak tahıllardan, sebze ve meyvelerden zengin bir beslenme süreci içerisinde olmanın önemli olduğunu anlatıyor:

 “Enteresan araştırmalar yayınlanıyor. Hayvansal kaynaklı besin tüketimi yüksek olanların, yani et tüketimi yüksek olan insanların bağışıklık sistemlerinin daha olumsuz yönde etkilendiğinden bahsediliyor. Daha Akdeniz Diyetine dönük bir beslenme içerisinde olmayız. Daha sebze ve meyveden zengin, daha tahıllardan zengin… Ama tahıllardan zengin derken de şunu ifade etmek istiyorum; işlenmiş tahıllar değil, yöresel buğday gibi, bulgur gibi kabuğuyla tükettiğimiz, makarna dediğimizde beyaz makarna yerine tahıllı makarna, esmer makarna gibi, buğday ruşeymi gibi…”

“DUYGUSAL YEME”

Kovid – 19 sürecinde salgının yayılımının önlenmesi adına evde kalmak ve sosyal izolasyonu sağlamak çok önemli. Ama birçok insan evde kaldığı bu süreçte sürekli yemek yeme isteğinden ve bu isteğe karşı koyamamaktan şikâyetçi. Peki, bu durumun önüne geçme şansımız var mı? Dr. Günebak şöyle açıklıyor:

“Buna ‘duygusal yeme’ ya da ‘emotional yeme’ deniliyor. Bu şu demek;  beyin biyokimyamız değişiyor stres altındayken. Şimdi strese girdiğimizde bazı uyaran taşıyıcıların miktarları değişiyor. Örneğin; serotonin seviyesi. Serotonin seviyesi düştüğü anda beyin diyor ki; ‘Tatlı bir şey yemen lazım, karbonhidrattan zengin.’  Bu serotonin öncüsü olan bir protein yapı taşı var, triptofan diye adlandırılıyor. Beyin; ‘Triptofandan zengin bir şey ye, bunu yükseltelim!’ diyor.”

Dr. Günebak kişilerin “duygusal yeme” durumunu kontrol edebilmek için kan şekerlerinin düşmesine izin vermemeleri gerektiği söylüyor ve bunun önüne geçebilmek için de sağlıklı ara öğünler tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Günebak bu durumu şöyle örneklendiriyor:

“Mesela bir kase yoğurt ve yanında meyve gibi. Bu çocuklar için de geçerli. Mesela ben kızıma yoğurt içine meyveyi rendeliyorum, karıştırıyorum veya eziyorum meyveyi. O meyveli yoğurdu dondurma kaplarında dondurup difrize diziyorum, o kapağı açıyor ve dondurma bulmuş mutluluğuyla aslında yoğurt yemiş oluyor.  Veya işte yoğurda kakao eklettiriyorum birçok danışanıma, içerisine meyve rendelettiriyorum, biraz yulaf ezmesi, biraz kavrulmamış kara buğday, belki biraz buğday ruşeymi gibi bir tarif olabilir.”

Dr. Günebak tarifleri değiştirerek sağlıklı ara öğünler türetilebileceğini belirtiyor.  

 GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK İÇİN SU TÜKETİMİNİN ÖNEMİ

Güçlü bir bağışıklık için su tüketimi oldukça önemli. Sağlık Bakanlığının koronavirüsle mücadelede belirlediği 14 kuralda da güçlü bir bağışıklık için “Bol sıvı tüketin, dengeli beslenin ve uyku düzenine dikkat edin.” başlığı bulunuyor. Peki, suyu ne kadar tüketeceğiz ve başka sıvıların su yerine geçme ihtimali var mıdır? Dr. Günebak’ın bu soruya cevabı şöyle oluyor:

“Böbreğin iyi çalışıyor olması için böbreğin aktivitesinin ham maddesi sudur. Sade su. Bizim her gün beden ölçümüzle orantılı olarak yani bu minyon bir kadın ya da kısa boylu bir erkekse 2 - 2,5 litre, uzun boylu bir kadın, iri yapılı bir erkekse 3 - 3,5 litre bazında su içmeyi hedeflemesi gerekir. Çünkü şöyle de söyleyebilirim, bizim hücresel boyutta her metabolik aktivitemiz su olan ortamda gerçekleşiyor. Metabolik tepkimeler aktif işliyor olmalı ki bağışıklık moleküllerimiz aktif salgılanıyor ve sentezleniyor olsun.  O yüzden su çok gerekli.”

Dr. Günebak gün içinde tüketilen başka sıvıların suyun yerine geçmeyeceğini de söylüyor ve şöyle devam ediyor:

“Bizim temel hedefimiz 2 litreyi sudan karşılayıp, kalanı diğer içeceklerden karşılamak yönünde olabilir. Ama diğer içecekler kısmında tabi ki bazı bitki çaylarından faydalanabiliriz. Bağışıklığı güçlendirdiği söylenen, bu süreçte son 3 aydır çok aktif makaleler yayınlanıyor yurt dışından. Ön plana çıkan birkaç tane bitki çayı var bağışıklığı pompaladığı, desteklediği anlamında. Bir tanesi rooibos çayı, bir diğeri yeşil çay, bir diğeri beyaz çay - beyaz çay yeşil çayın işlenmemiş hali zaten - yine ön plana çıkan bağışıklık sağlığında tarçın çayı ve zencefil çayı…”

Beslenme Danışmanı Dr. Tuba Günebak ile yaptığımız söyleşinin tamamını dinlemek için:

@radyotrafik06