"ARACIMIZA İYİ BAKARSAK O DA BİZE İYİ BAKAR"
20 Aralık 2019 Perşembe 17:52

Radyo Trafik Ankara gönüllü muhabir kuşağında bu hafta şair, yazar aynı zamanda müzik öğretmeni olan Olgu Taşkın konuğumuzdu. Taşkın ile trafikte yaşağıdı deneyimler, aksaklıklar ve çözüm yolları üzerine konuştuk.

 

Her hafta olduğu gibi gönüllü muhabirlerimizi ağırlıyoruz ve sohbet gerçekleştiriyoruz. Bu haftaki konuğumuz da Olgu Taşkın. Kendisi yeni bir gönüllü muhabirimiz. Sizi biraz tanıyabilir miyiz ?

 

Merhaba, davetiniz için öncelikle teşekkür ederim. İsmim Olgu Taşkın, öğretmenim. 15 yıldır ben de şoförlük yapıyorum, araç kullanıyorum. Ankara trafiğini ben de paylaşmak isterim, bilfiil kullanıyorum. Son 5 senedir Ankara içerisindeyim, daha önce farklı illerde, ilçelerdeydim. Ama burada aktif bir şekilde araç kullanıyorum.

 

Hangi güzergahlarını kullanıyorsunuz en çok ?

 

Ağırlıklı olarak İstanbul Yolu, onun dışında Etlik civarını kullanıyorum. Konya Yolu ve geçişleriyle Kazım Karabekir Caddesi, Tunalı Hilmi Caddesi ve Bahçelievler bölgesi.

 

Buraların sıkıntısı nedir sizce? Örneğin Kazım Karabekir ve diğerleri sabah ile akşam trafiğinde çok yoğun oluyor, sebebi nedir sizce?

 

Elbette. Başta yol yapım çalışmaları, tabi ki bunların zamanlarını bilemiyoruz. Belirli bir uyarı yoksa, lokal bir çalışma varsa birikme kesin oluyor. Araç kullananlarda şöyle bir şey seziyorum;anında bir panik. Tıkanma olduğunda adeta yarışa giriyorlar önce ben gireyim diye. Bir anda saygı bitiyor. Herkes işe gidecek, hastası olan, acil işi olan vardır ama acil durumda olanla olmayanın farkına varamıyoruz. Herkes bir anda hücum ediyor, bunun dışında kaza ya da araç arızası olduysa yine birikme oluyor. Ve yağmurlu, karlı havalar diyeceğim. Oysa ki Ankaralı olarak bu havalara alışkınız. Yağmurda yaşamayı da öğrenmeliyiz. Hatta ehliyetimi aldığım ilk gün silecekleri çalıştırmayı da öğrendim. Karlı bir günde direksiyon eğitimine başladık, yağmurlu günlerde devam ettik ve güneşli havalarda son bulmuştu. Paniğe kapılınca, eve varayım telaşı olunca durum çok kötü. Tıkanıklıkların sebebi özellikle iş ve okul yoğunluğu. Ama genelde tabi diğer saatlerde yoğunluk olmuyor.

 

Az önce dediniz ki aslında biz alışkınız, kar ve yağmur görüyoruz ama her sene yaşanıyor, rutin şeyler ama panik yaşanıyor. Kazalar oluyor, sorunlar oluyor sizce bunun sebebi ihmalkarlıktan kaynaklanıyor olabilir mi ?

 

Açıkçası ihmal de var işin içinde. Hemen bir parantez açmak istiyorum; araç bakımı. Ben bir kadın sürücüyüm. Araç bakımına titizlikle dikkat ediyorum. Kişisel yapıya bağlı kalınmaması lazım. Başta lastiklerin bakımı önemli. Yollarda araç muayenesini yaptırmamış, egzoz muayenesini yaptırmamış, kabak lastiklerle olan da var ve bununla gurur duyanlar da var. Lastiklerim kötü ama kullanıyorum şeklinde erkeklerin kendi aralarında güç yarışı var. İhmal ettiğimiz noktalar çok daha pahalıya patlayabilir. Araç muayenesinin, tekerin, bakımın ücretinden kaçanlar kazaya sebep olduğu için çok daha ağır bedeller ödüyorlar. Sadece kendilerine değil, birçok kişiye zarar dokunabiliyor. İhmalkarlık kesinlikle affedilebilir bir durum değil. Bir an önce gidelim diye herkes hücum edince sıkıntılar doğuyor, makas atanlar, sinyalsiz gidenler, sollayım diyenler derken kargaşa haline geliyor. Dur kalklarla gittiğimiz çok zaman oluyor ama bu demek değildir ki uyanık davranayım da hemen sola geçeyim. Biraz daha dikkat etmek lazım.

 

Her şeyden önce bencil davranmamak gerekiyor trafikte. Tek başımıza olmadığımızı düşünmeliyiz.

 

Trafikte de toplumuz. Bireysel hareket edemeyiz. Bireysel hareket, yol topluluğunda karşınızdakine de zarar verebiliyor. Ben usta olabilirim ama yanımdaki ya da karşımdaki acemiyse veya hataya sebebiyet verebilecek durumdaysa benim ustalığım bu durumu kurtaramayabiliyor. Bu şekilde çok kaza gördüm, genelde de zincirleme olarak meydana geliyor.

 

Bir kadın olarak trafikte aktifsiniz, sıkıntı yaşıyor musunuz? Trafikte nelerle karşılaşıyorsunuz?

 

Açıkçası şöyle bir görüş vardır, "kadın sürücüler erkekler kadar iyi kullanamaz" diye; şöyle ifade edeyim ki sıkıntı çektiğimiz noktalar gerçek. Ama kadın sürücü kötü sürer erkek sürücü iyi sürer diye bir çıkarım %100 yapılamaz. Erkek şoförlerden de malesef dikkatsiz ve acemice, saygısızca kullananlar da var. Kaba bir tabir olabilir ama yol magandaları, şehir magandaları diyorum onlara. Yol onların olduğu kadar benim de hakkım. Ben kendi hakkımı kendi ölçütlerim içinde kullanıyorken benim hakkımı gasp ederek, türlü atraksiyonlarla tehlikeye sokacak derecede kullanması başlı başına hatadır. Kadın araç sürücüsü olarak yaşadığım sıkıntı; sıkıştırılma olayı. Nasıl bir keyif alıyorlar anlamıyorum ama biz de onların üstlerine mi sürelim? Neyin güç gösterisidir bu bilemiyorum ama temelinde insanlığa ve anlayışa düşüyoruz. Lüks araçları sürüş keyfi için alıyoruz, madem konforlu sürmek istiyorsunuz o zaman ona göre gidin. Riske atacak, tehlikeye sokacak sürüş marifet değildir.

Toplu taşım sürücüleri de başlı başına sıkıntı. Sinyal veren çok az ve ışık ihlali yapan çok fazla. Dolmuş geliyor aman o geçsin de biz geçeriz diyen çok fazla. Taksi ve dolmuş şoförlerinin hayatı aslında bizden daha da tehlikede. Bıkkınlıkları olabilir çünkü sürekli yoldalar, hep oturduklarından dikkat dağınıklığı olabilir. Ama trafiğin yoğunluğunda sabretmek bir meziyettir. Onlar da dikkatli olursa pekçok kişi sıkıntıdan kurtulabilir. Bu durumda yolcular da etkileniyor. Araç sahibi bir can taşıyor ama dolmuşların, otobüslerin içinde birçok can taşıyorsunuz ve sorumluluk daha fazla. Biz çok iyi süreriz demekle olmuyor. Bireysel düşünemeyiz.

 

Toplu taşım derken artık şöyle bir akım oluştu; herkes araçlarında tek başına gidiyor, araç trafiği çok arttı, gideceğimiz yere vaktinde girmek için çok daha erken yola çıkmalıyız, tıkanıklıklar oluyor. Hepimiz neden şahsi aracımızı kullanma ihtiyacı duyuyoruz? Toplu taşımanın buradaki eksikliği nedir?

 

Güzel bir soruya değindiniz. Ben de buna şahit oldum. Dolmuş kullanıyorum çok yoğun zamanlarda. Otururum ya da ayakta bile gitsem istediğim yerde iner giderim, park sorunu yaşamam diyorum. Dolmuş şoförü kendi yolcusuyla konuşuyordu, dolmuşun içi boştu, sürekli boş gelip gidiyoruz herkes kendi aracıyla yola çıkıyor diye feryat etmesine şahit oldum. Kızılaya gelirken aracımı kullanmayı tercih etmiyorum. Park başlı başına büyük bir sorun artı giriş çıkışlar, daralan yollar, halkın geçmesi gereken her yerde araçlar var. Bir tek evlerimizin içine almadığımız kaldı. Yoğunluğun çok olduğu yerlerde toplu taşıma aslında daha da kolaylaştırıyor ulaşımı. Belirli zamanlarda ankaray, metro olabilir, halk otobüsleri, belediye otobüsleri olabilir. Çok sıkıştığınızca, acil durumda taksi de yardımcı olabilir. Bazı şoförlerimizin agresif tavırları, ani frenler gibi sıkıntılar da yaşanıyor. Toplu taşımın da kalitesinin yetersiz olduğunu söyleyebiliriz. Aşırı yolcu almaktan dolayı da insanlar bireyselleşmeye gidiyor, parasını verdiysem beden bedene yapışık gitmek istemem, konserve gibi doldurulmayı istemem. Toplu taşıma araçlarında da kabalıklar, kötü davranışlarla karşılaşıyoruz bir kadın olarak. Kontenjan 10 kişiyse o kadar kişide kalması lazım. Yani daha fazla para kazanılması için sıkışarak gitme anlayışı olduğu sürece insanlarda kendi aracımı kullanırım rahatlıkla giderim mantığı oluşuyor.

Örneğin benim de etkinliklere yetişmem gereken durumlarda, etkinlik için yanımda olması gereken materyallerin toplu taşımada taşınması zor olacağından dolayı aracımı tercih ediyorum. Akşam saatlerinde ve gece dönüşlerinde de toplu taşıma olmadığı için araç gerekiyor. Ama elimden geldiğince toplu taşıma aracını kullanmaya çalışıyorum. Bir de takip mesafesi çok önemli, bir programa gideceğimden dolayı akşam trafiğine kaldım. Takip mesafesi çok önemli ama sürücüler dikkat etmiyor. Her araç bakımlı ya da yeni değil, hepsi otomatik değil. Dikkat edilmesi gerekiyor tabi ki. Özellikle yağmurlu ve buzlu zamanlarda yavaş gidelim. Gerekirse geç kalalım ama kaza bela olmasın. Oraya çok daha erken gidip bir avantaja çevirmeye çalışırken, buzlu yolda kaza olursa istediğiniz kadar geç kalın, hiçbir şey ifade etmiyor.

 

Trafik radyosuyuz, yol durumu aktarıyoruz. Trafikle ilgili programlarımız da var. Trafik radyosu Ankara için gerekli midir sizce?

 

Açıkçası ben teşekkür ediyorum. Araçlarımızda da kaydedilmiş şekilde dinliyoruz başarılı programlarınızı ve tebrik de ediyoruz. Bazen navigasyon ya da uygulamalardan yararlanıyoruz ama gözümüz sürekli bunlarda olmamalı. En güzeli radyo ki ben çocukluğumdan beri dinlemeyi çok severim. Kaldı ki şimdi gelişen toplum hayatında da büyük bir etkisi var. Bizleri bilgilendirdiğiniz için çok teşekkür ederim. Alternatif yol ürettiğimiz de olmuştur.

Bir de ambulanslara yol vermek çok önemli, kendi başlarına geldiklerinde fark etmeleri çok daha acı olabilir. İçinde hasta olsun veya olmasın bırakın geçsin. Hastası yoksa bile erken varsın ve görevini yerine getirsin. Seyahat etmeye, gezmeye çıkmış değil ki. İki dakika geç gidin lütfen ama bir can kurtulsun. Altını çiziyorum duyarlılık diyorum. Trafikte geç kalabiliriz, sıkıntı yaşayabiliriz, ailevi problemler yaşamışızdır, işimizde sorun vardır ama trafikte şaka olmaz, üstünlük çabası olmaz. Gençler de özellikle evden kaçırdıkları arabalarıyla gösteri yapıyorlar, onlar da tehlikeli. Ben kurallara uygun şekilde gidiyorum, soldan ağır ağır gitmem. Erkekler de kadınları ürkütmesin korkutmasın ki muhtaç olduğunuzda yardımcı olsun o kadın. Acil durumlarda yardım edecek kadın olabilir, ezmek yerine özgüven aşılamak gerekiyor. Bana bu özgüveni başta babam verdi ona da teşekkür ediyorum. Ağabeyim ve babam her türlü bakımı genel anlamda öğrettiler ve özgüvene sahip oldum. Çok büyük sıkıntı yaşamıyorum. Şehirler arası, ilçeler arası yollarda, karlı ve buzlu yollarda çok büyük riskler ama araç bakımı, aracın gerekli tedarik edilmesi gereken materyalleri ve duyarlı olup insani değerlere uyabilmek çok önemli.

Son olarak Radyo Trafik dinleyenlerine bir mesajınız var mı?

Son bir cümle olarak; başta Radyo Trafik ekibine teşekkür ediyorum. Belli noktalarda yoğunluk varken uyanıklık edeyim de sağdan soldan geçeyim demeden duyarlı davranıp, karşıdaki insanları da riske atmadan radyoyu dinleyerek yolun keyfine varmak lazım. Aracımıza iyi bakarsak o da bize iyi bakar. Her zaman bunu söylerim.

 

@radyotrafik06